| Başkası Adına Ahkam Kesmek |
|
|
|
|
(26 Haziran 2020, Cuma) Yıllar önce bir dosta yazdığım mektubu, bugün ruh halime uygun düştüğü için sizinle paylaşmak istiyorum. Empatiye Beslediğim Antipati Hayatı ve ölümü başkası için değerlendirebileceğine inanmak ne kadar abes. Benim yaşadığım hayata başkasının gözüyle bakmak ne manaya geldiğini bilen varsa beri gelsin. Tersi de öyle, kendini başkası gibi görmek. Ne acayip duygu, ben Kâzım Sağlam olarak x bir yerde yaşayan bir adamın hissettiklerini his edeceğim ve onun adına ahkam keseceğim. Adama diyeceğim senin çocuğun hakkında ben senden daha ehilim ve sen çocuğunla şöyle şöyle davranacaksın. Son zamanlarda moda olan "empati" kavramına da antipati besliyorum. Ne imiş kendimizi başkası yerine koyacakmışız. Çok küstahça bir tavır. Bu şu demektir; herkes benim değer yargılarıma inanmak ve onları doğru kabul etmekle mükelleftir. Bu aynı zamanda insanî ve evrensel değerlerdir. Başka bir anlamı da hiçbir insan kendine ait değildir. İnsanları 15-20 kategoriye ayırırsınız ve bunlar hakkında hüküm beyan edersiniz. Toplum mühendisliği denen şey de budur zaten. İnsanı beton kabul eder, sosyologları da mühendis, iş tamam olur. Herkes herkesleşir, birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için oluruz. Harika bir dünya Marks bile buna hayret eder. Hayır azizim herkes kendisi olsun ve de kendisi kalsın. Kendine insanlık âleminde bir yer edinsin ve yerinde dursun. Sadece fert fert bireyler için bu böyle değil, tüm dünya toplumları da öyle davransınlar. Her toplumun kendine ait bir değer yargısı olmalı ve o değer yargısını inadına muhafaza etmeli. Rol icabı bile olsa ben kendimi bir tanrıtanımazın yerine koyamam, bırak ateisti, kendimi hiçbir insanının yerine koyarak küçülemem, yokluğa adım atamam. Ancak kendi nefsim için istediğimi başkası için uygun görebilirim. Güzel ve iyi bulduğum şeyleri başkasıyla paylaşmaya hazırım. Bunu da yaparken karşımdaki insana bu benim için böyledir derim tercihi de ona bırakırım. Birine bir zarar dokunuyorsa ondan da mustarip olurum. Babası ölmüş bir adam yerine kendimi nasıl koyabilirim, doğrusu anlamış değilim. Fakat o insanın acısını hafifletmek için çaba sarf edebilirim. Bunlar çok farklı şeyler. Empati yaptığını söyleyerek tüm insanların problemlerine ışık tutacağına inanmak biraz mehdilik kokuyor. Kendini tüm insanlardan daha akıllı ve üstün görmenin yansımasıdır. Başkalarını küçülterek kendini büyütmektir. Yahut tersidir. Kendi küçüklüğünü böyle tavırlarla örtmek ve açığını kapatmak isteğidir. Kendi nakısasını başkasının dertleriyle dertlenerek örtmesidir de diyebiliriz. Kendi zati değerleriyle ayakta kalamayan insanların sığıntısı gibi geliyor bana. Her şeyi çözebileceğine inanmak, insanlık mertebesini hafife almak gibidir. Allah'a iş bırakmamak, tüm kötülükleri ve yanlışlıkları hal etmek Süpermenliğe soyunmak olsa gerek. Halbuki biz insanız yanlış yapar döner yanlışımızı düzeltiriz. Bu tür düşünceler beni ürkütüyor. Ürkmemek için kendime ait bir varlık oluşturmaya çabalıyorum, kendim olmaya çalışıyorum. Kendime bir yer ediniyorum. Yerimde sabitkadem basarak ayakta kalmaya çabalıyorum. Kendim kalmaya devam edeceğim. Herkes önce kendisi olsun sonra da kendisi olarak kalsın.
|





